16.09.2011

Röportaj

Viyana Belediye Başkanı Yardımcısı Renate Brauner


Viyana Belediye Başkanı Yardımcı­sı Mag.­ Renate Brauner ile gerçekleştir­diği­miz röportajda Life Ball’dan Avus­turya‘da ki eğitim sistemine, toplu ta­­şı­madan eko­no­mik krize, SPÖ‘den FPÖ‘ye kadar­  bir çok güncel konu hak­kında ken­disinin görüş­lerini ve Viyana Be­­le­diyesi‘nin  gün­dem­deki projeleri­ ile­ ilgili bilgi aldık. Şimdi sizleri bu röportajımızla baş başa bırakıyoruz.

BUM: Kızıl - Yeşil koalisyonu bir senesini doldurdu. Sizin alanınızda en büyük değişiklikler nelerdi?
Mag. Renate Brauner: Esas olarak bir koalisyon tüm ortaklar için bir de­ğişiklik teşkil etmekte olduğunu ifa­de etmek gerekir. Benim meclis­ grubumdaki değişiklik şimdi bir or­ta­­ğı­mızın olması ve kararlarımızı daha evveline göre daha yoğun bir şekil­de görüşmek ve tartışmak zorunda olmamızdır. Belediye meclisinin almış olduğu tüm kararların yüz­de doksanı zaten oybirliği ile alınıyor, sa­dece kararların bir kısmı görüşülerek tartı­şılarak alınıyor. Genel olarak iyi bir yolda olduğumuza ve birçok müş­te­rek fikirlere sahip olduğumuza ina­nıyorum. Özellikle benim bölümün­de iktisadi teşviklerde ağırlıklı olarak iş alanı yaratan ekolojik konulara yo­ğunlaşıyoruz. Örneğin hükümet ve koalisyon anlaşmasında iktisadi teşviği de­ğerlendireceğimiz kararlaştırılmıştır. Ay­nı zamanda alışveriş caddelerinin can­lan­dırılması konusunda da son derece yoğun olarak çalışıyoruz. Ayrıca zemin katta bulunan ve boş duran işyerlerinden de yoğun olarak daha iyi istifade etmek istiyoruz. Halen üzerinde çalışmakta olduğumuz ve hükümet anlaşmasında belirtilen bir sıra proje bulunmaktadır.

BUM: Bir APA haberinde FPÖ ta­­ra­fından Life Ball „Sıkıntıların altın­dan kalkabilen Kraliçe“ olarak i­­lan edildiniz. Ne Bill Clinton ne de Brooke Shields, şehir encümeni Eduard Schock’a göre akşamın yıl­dı­zıydınız, çünkü son senelerdeki elektrik ve gaz fiyatlarındaki ar­tış­lara rağmen yeniden %20’ye ve %12’ye varan fiyat artışı is­­te­mek­tesiniz. Bu konudaki düşün­ceniz ne­lerdir? 
Mag. Renate Brauner: FPÖ ne zaman söz istese hep yanlış veya yanlış gösterilen şeyler ortaya çıkıyor. Kısaca doğru olmayan şeyler anlatılıyor. Doğ­ru olan ise gaz fiyatının şimdi arttı­rılacağı, ama geçmişte birçok sefer fi­yatların düşüldüğü ve elektrik fiyatının ise kesinlikle zam görmeyeceğidir. Söylenenler sadece uydurma haberlerdir. Doğru olmayan şeyleri doğruymuş gibi icat etmek, çatışmalara yol açmak ve ateşe körükle gitmek, insanları birbirlerine karşı kışkırtmak FPÖ’nün tarzıdır. Bu onların üslubudur ve bu açıdan bu meseleyi tarafsız gözle ele almayı kaybolmuş zaman olarak görüyorum. Bilakis FPÖ’nün kışkırtma kampanyasını göstermek ve bununla mücadele etmek zorundayız.

BUM: 1 Mayıs 2011 tarihinde A­­vus­turya­ iş piyasası yeni AB üyesi ülkelerin vatandaşlarına açıldı. Bu konu hakkın­da düşünceniz nedir ve senelerdir ağır ve düşük maaşlı işlerde çalışan namı diğer üçüncü ülke vatandaşları bu açı­lış­tan ko­­ru­nacaklar mıdır?
Mag. Renate Brauner: Esas itibariyle uzmanların tahminlerine göre Viyana iş piyasasına yeni dahil olanların sayısı 7.000 ila 9.000 arasında değiş­mektedir. Şu anda günde 250.000 kişi Niederösterreich, Burgenland ve Steiermark’dan Viyana’ya iş için gidip gelmektedir. Bahis konusu olan kişi sayısı belki 7.000 ila 9.000 arasında olacaktır. Bu sayı da bu açılımın Viyana iş piyasasına son derece düşük etkisi olacağını göstermektedir.

BUM: Bertelsmann’ın güncel araş­tır­ma­­sın­­da Avusturya uyum ve en­tegrasyon­ politi­kasında 28. sıra­dadır. 31 OECD ülkesi arasın­da kar­­şılaştırma yapıl­mıştır. Araştır­ma­­dan göçmen olarak gelmiş olan ki­­­şilerin eğitim ve iş piya­sasına gi­rişte toplamda oldukça düşük şan­sa sahip oldukları sonucu çık­mış­tır. Bu husustaki düşünceniz nelerdir?
Mag. Renate Brauner: Avusturya’ daki eğitim sistemi eskiden de olduğu gibi maalesef büyük sosyal maniler­ içermektedir. Avusturya’da özellikle­ üniversite eğitimi almış ve tabiyetiy­le­ daha fazla para kazanan anne ve  babaların çocukları üniversiteye git­­­mektedir. Düşük gelire sahip veya daha kötü eğitime sahip anne ve babaların çocuklarının durumu çok daha zordur.Ben şahsen Kreisky­ siyaset döneminin çocuğuyum. Öğrenci harçlarının kaldırılması, üc­retsiz o­­kul kitapları, ücretsiz okul ser­visi - bu dönüm noktası olmasa anne ve ba­­bamın inanılmaz derecede ça­ba har­camala­rı­na rağmen belki de üni­ver­si­te­de oku­ya­mayacaktım. Annem hem­şirey­di, babam ise bir şirkette memurdu. Tüm ailemde akademisyen hiç kimse yoktu. Bu sebeple de öğrenci harçlarına şiddetle karşı olan büyük bir savaş­çıyımdır, çünkü öğrenci harcı sosyal bir dışlamadır. Bu sebeple uzun zamandır müşterek ortaokul talebimiz vardır. Viyana’da göçmen çocukların eğitim alanında daha iyi desteklenmesi için sayısız tedbirler aldık. Örneğin göçmen çocukların anadilinde yar­dımcı öğretmenler atadık. Uyumdan ve entegrasyondan so­rum­lu şehir mec­lis başkanı iken hoşgel­din paketini sundum. Bu sayede Avus­turya’ya gelen herkes derhal tüm bilgilere sahip olmaktadır. Şehir meclis daire başkanı Sandra Frauenberger şim­di bu çalışmamızı iş danışmalığı hiz­meti ile tamamlamıştır. Böylece in­san­lara uygun destek de verilmektedir. Federal seviyede daha da fazla ya­pılması gerekli şeyler olduğuna i­­na­nıyorum, çünkü orada esas ana ça­lışma yapılmaktadır. Rot-Weiss-Rot Card (Kırmızı-Beyaz-Kırmızı Kart) bu­nun ilk doğru adımıdır. Ancak daha da fazla yapılması gerekli işler vardır. Ben ünlü bir üniversite profesörünün taksi kullanmasını veya bir doktorun garson olarak çalışmasını iktisadi politika açısından negatif olarak değer­lendiri­yorum. Göçmenlerin seviyelerinin al­tın­da iş yapmaları sadece şahsi olarak değil ekonomik anlamda da kötüdür, çünkü eğitimli kalifiye elemanları ve yetenekleri bu sebeple kaybediyoruz. 

BUM: Staj arayan göçmen kökenki gençler dezanavtajlı mı?
Mag. Renate Brauner: Burada, bizim şehrimizde göçmen kökenli bir çok stajyer görüyorum. Hatta hatırladığım kadarıyla ben bir karne törenindeyken, en başarılı öğrenciler arasında özellikle kız olmak üzere bir çok göçmen kökenli genç vardı. Enteg­rasyon politikasındaki problemlerden biri de bu konu hakkındaki tartış­maların hep negatif yönde olması. Bence tartışmaların bu yönde olması birincisi çok kötü bir durum, ikincisi ise bunun doğru bile olmaması. Ben burada, kendi şanslarını gören, fırsatları ele geçiren, başarılı bir çok göçmen kökenli genç olduğuna inanıyorum.  


BUM: Şu anda gündemde olan bir diğer konu ise “Toplu Taşıma”. Belediye yetkilileri seçim öncesinde yeni tarife sözü verdi. Bu konuda hangi noktaya gelindi?
Mag. Renate Brauner: Biz aynı çatı altında farklı şeyleri bir araya getir­mek için çalışıyoruz. Bir taraftan top­lu taşımayı genişletmek istiyoruz­ ve yapıcaz da. Bunu finanse edebil­mek için yüzlerce milyon Euro gere­kiyor. Yanlızca metro genişlet­me­ çalışmaları­nın bize 1.8 milyon Euro’ya mal ol­du­ğu­da göz önünde bulundurul­ma­lıdır. Bunlar inanılmaz boyutlar. Vi­yana büyüyor ve bununla birlikte bi­zimde doğal olarak genişlememiz lazım. İki nu maralı konu ise; mümkün olduğunca çok insanın toplu taşımayı kul­lanması­nı sağlarken, doğal olarak çevreye verilen rahatsızlığı da minimuma düşü­rerek hareket etmek istiyoruz.  Bun­da da doğru yolda emin adımlarla iler­lediğimize inanıyorum. Şu anda eli­mizdeki oran toplu taşımada %36 ve trafikte %35. Ve bu böyle güzel. Ü­­çüncüsü, tarifeleri yenilemeyi de elbette istiyoruz. Sürekli araç kullanan ve sadık müşterilerimizin, tek kişilik bilet için diğerlerine nazaran daha az ö­­­deyecekleri yeni bir sistemimiz var. Viyana’da yıllık kart sahibi 360.000 kişi var. Bu diğer Avrupa şehirlerinde bile az rastlanan bir rakam. Şimdi, bu büyük zorlukların yanında, iyi bir ta­­ri­fe modeline ulaşmayı denemek zorun­dayız. Bunlar birbiriyle çelişen hedefler ve biz bunları aynı çatı altında toplamak Bu bizim çalışma grubumuzun işi ve a­­ma­cımız bunu yazdan önce bitirebilmek. 


BUM: Gece metrosu için bilançonuz? Yürürlülükte kalacak mı?
Mag. Renate Brauner: Evet, çünkü bu büyük bir başarı. Ben şüphecilerden biri olarak sayılırım çünkü 5 milyon­ Euro çok yüksek bir rakam – Top­lu taşıma maliyetleri hakkında çok konuş­tuk (Gülümseme). Ama insanlar demokratik bir şekilde karar verirlerse bizde ol­masını sağlarız. Bu nedenle, gece metrosu isteyen gençlerimizin sesini dinledik ve başarı onlarla aynı fikir­de – Şimdiye kadar 4 milyon yolcuya ulaştık.        


BUM: Peki krizi aştık mı?
Mag. Renate Brauner: Hayır, kesinlikle henüz aşmadık. Bence krizi aştığımızı söylemek çok alaycı olur. Bunu söyleyenler sadece stok fiyatlarını görüyorlar. Gerçek şu ki; şehrin finansal bölümünde hala kriz zamanından kal­ma milyarlarca gelir­ açığımız var. Aynı zamanda, daha yük­sek fiyatlar, daha yüksek işsizlik, insanların ihtiyacı olan daha fazla destek. Bence bazılarının “Borçların ödenmesi için kamu kuruluşlarının özelleştirilmesi gerekli” sözü gerçekten alaycı. Ka­mu otoritelerinin, özellerin yol aç­tığı problemleri çözmek zorunda oldukları için borçları var. ‘Daha fazla özel, daha az devlet’ , Neoliberalizm – Bunlar tam olarak finansal spekülasyonlardı. Bunlar tam olarak krize sebep olanlardı.


BUM: Benim kişisel olarak seçme hakkım yok ama eğer bir gün olursa SPÖ’ye oy vermeli miyim? Eğer cevabınız evet ise, neden SPÖ’yü seçmeliyim?
Mag. Renate Brauner: Eğer bu sadece SPÖ’nün ellerinde olmuş olsaydı zaten Viyana’da yabancılar için seçim hakkı doğmuş olacaktı. Viyana’da 5 yıldan beridir yaşayan yabancılar için seçme hakkı kararı alındı ama Anayasa Mahkemesi’nde FPÖ ve ÖVP’ye takıldı. Son seçimler bir çok göçmenin oylarını ve güvenlerini SPÖ’ye verdiğini kanıtladı ve bence SPÖ da­yanışma için ayakta duran bir parti: insanların eşit haklara ve şanslara sahip olması için, onları umursamak için, günlük hayattaki somut problemleri çözmek ve cevap verebilmek için ayakta duruyor. 

                                                                                                                          Röportaj: Dino Šoše



Mit Freunden teilen:

Facebook Twitter Google Buzz



Bum Umfrage


Sebastian Kurz'u tanıyor musunuz?

Evet
Hayır
Az çok
Hiç duymadım


OKTO

Georg

Rado Sport

Brunnenpassage