08.11.2011
Röportaj
Ottakring VHS Müdürü İlkim Erdost

Enformasyon
tasarımı bölümü mezunu olan Türk asıllı Ottakring´li Mag. İlkim Erdost, 1
Temmuz 2011´den beri Viyana Ottakring - Hernals´daki Halk Eğitim Merkezi’nde
(VHS) müdürlük yapıyor. Farklı toplumlardan insanların eğitim şanslarının aynı
olması onun için çok önemli. BUM Media, müdürlük görevini başarıyla sürdüren bayan
yönetici ile yaptığı röportajda, okulun ağırlıklı eğitim yönleri, çelişkili
göçmen orantısı ve VHS´nin eğitim politikası hakkında sorular yöneltti.
BUM: Temmuz
ayının başından beri VHS Ottakring´de müdürlük görevini yürütüyorsunuz. Aynı
zamanda Avusturya’da önemli bir posizyona gelen az sayıdaki göçmen asıllı bayanlardansınız.
Daha önce Waff’da Basın Sözcüsü ve SPÖ´nün Basın bölümünde meclis görevlisiydiniz.
Bize biraz kariyerinizden bahsedermisiniz?
İlkim Erdost: İlk bakışta değişik alanları kapsasada, işim
her zaman toplumsal siyaset ile alakalıydı. Bir şeyleri değiştirmek ve yürütmek
için bakışları sosyal sorunlara çevirmek önemlidir. Yani bu insanlar nereden
geliyor, eğitim düzeyleri ne derecede ve başlangıçtaki beklentileri ne? Şanslarını nasıl değerlendirmeleri gerektiği
burada belli oluyor. Şuanda yürüttüğüm pozisyondaki görevim, bu insanların kişisel
imkanlarını çok fazla etkileyen bir iş.
BUM: Kültürel geçmişiniz sizce mesleki
gelişiminizi etkiledi mi?
İlkim Erdost: Kesinlikle bunun da etkisi olmuştur. Kültürel
geçmişimin, aldığım eğitimin ya da siyasi değerlerin mesleki gelişimimi hangi
oranda etkilediğini söylebilmem biraz zor. Ama tabii ki kültürel geçmişim kadar
kişisel dünya görüşüm ve toplumlaşmada bunu olumlu anlamda etkiledi. Göçmen asıllı
olmak sorunları daha iyi çözebilme anlamına gelmez. Kültürünüzü kaybetmeden
farklı kültürleri tanıma ayrıcalığı çok önemli, bu insanın ufkunu genişletir.
BUM: Viyana´nın 16. Bölgesi‘nde çok
sayıda göçmen yaşıyor. VHS bu konuda hangi zorluklarla karşılaşıyor?
İlkim Erdost: Ottakring Viyana’da göçmen sayısı sıralamasında
dördüncü sırayı alıyor. Benim düşüncem özellikle sosyal yapıda zorluklar oluşmakta.
Mesela Ottakring´de yaşayan bir kişinin aylık ortalama geliri Viyana
ortalamasının yüzde 80´ni civarlarında. Bundan eğitim politikasına pay çıkarabilirsiniz.
Özellikle gençler için eğitim programları ve çok lisanlılığa değer veriyoruz.
Mesela Türkler için Türkçe kursları sunmak istiyoruz. Ottakring´de girişimciler
için küçük düzenlemeler yapılmakta, bunu gelecekte daha da geliştirmek
istiyoruz.
BUM: Kurslarınızla özel olarak belirli bir
kesime mi ulaşmak istiyorsunuz? Mesela bayanları, hakları ve yükümlükleri
hakkında bilgilendiren kurslarınız var mı?
İlkim Erdost: Bu konuda, VHS´de ırkçılık karşıtı Workshop düzenleyen
ZARA ile beraber çalışıyoruz. Ders içerikleri arasında demokrasi anlayışı ve
sivil haklar gibi bilinmesi gereken şeyler bulunuyor.
BUM:
Sizce farklı yerlerden gelen insanların birlikte güzel bir şekilde
yaşamaları için ne gerekir?
İlkim Erdost: Çok sabırlı ve rahat olmak lazım. Her zaman
uyum meselesini problem haline getirirsek bu durum işimizi zorlaştırır. Herkes
hataları kendisi yerine başkalarında arıyor. Gerçekten dünyanın en zengin 5
devletinden birinde yaşadığımızı unutuyoruz. Çok iyi çalışan sosyal bir sistemimiz
var. Tabii ki eğitim gibi değişiklik gerektiren alanlarda var.
BUM: Gelecek aylarda eğitim programlarına
hangi yönde ağırlık vereceksiniz?
İlkim Erdost: Kısa bir süre önce Eğitim Bakanı Claudia
Schmidt „Yetişkinler Eğitimi“ adlı projeyi tanıttı. Bu, temel eğitimin yeni
maddi ayaklar üzerine oturtulacağı anlamında. Bu sunumların ücretsiz olarak
kullanabilmesi bence eğitimde atılan çok önemli bir adım. Okur - yazarlaştırma, Almanca dersi ve gençlerle çalışma
yönünde ağırlık vereceğiz. İkinci eğitim şansıda ağırlık vereceğimiz konular
arasında. Ben bu semtte olan mevcut sosyal ağlari işimize katmak istiyorum.
BUM: Son zamanlarda uyum tartışması
kapsamında „Göçmen oranı“ konusu tartışılıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İlkim Erdost: Bence
böyle bir oranın yasallaştırılması bayanlar için geçerli olarak kalmalı. Göçmen
olma statüsü ilk önce insanın kendi bakış açısında oluşur. İstatistiklere göre
göçmen asıllı olupta bu statüyü kendi için kullanmayan çok insan var. Bu yüzden
böyle bir göçmen oranı konusunu saçma buluyorum.
Mit Freunden teilen:






