08.11.2011

Röportaj

Brunnenpassage: Anne Wiederhold ve Ivana Pilic


Viyana Ottakring´deki Yppenplatz´da açık ve güneşli bir Pazartesi sabahı. Brunnenpassage’a vardığımızda farklı uyruklu insanların güzelce birlikte yaptıkları kahvaltılarıyla karşılaşıyoruz. Pasajın Sanat Yöneticisi Anne Wiederhold, duyduğumuz çekiç seslerinin şu anda yalıtma sisteminde yenileme yapıldığından kaynaklandığını belirtiyor. Bizde lafı hemen tebessümle karşılandığımız misafir bahçesine getiriyoruz. Burada herkes birbirini tanıyor. Anne Wiederhold ve Proje Koordinatörü Ivana Pilic ile ailevi bir ortamda Brunnenpassage‘da gerçekleştirdikleri hakkında konuşuyoruz.



BUM: "Brunnenpassage" nasıl kuruldu?
Anne Wiederhold: Herşey 2007´de başladı. Brunnen Pasajı eski bir pazar salonu idi. Tesadüf eseri salonun boş olduğunu keşfettik. O aralar bizde büyük bir dans projesi için deneme yeri arıyorduk. Bu, çeşitli kültürel toplumlardan ve sosyal yardım gören 220 çocuğun katıldığı 2007 Viyana Kutlama Haftaları esnasındaydı. Projelerimizin temeli ise farklı kültürlerden insanların sanat ve kültür aracılığıyla bir araya gelmesini sağlayabilmekti. Aslında açılışı 2008´de yapmak istiyorduk fakat 2007´de müziği duyan insanlar gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine bizde programı hemen başlattık ve büyük bir açılıştan vazgeçtik. Baştan beri çevredeki insanlarla, derneklerler ve sanatçılarla irtibattaydık.


BUM: Kuruluşunuzun dördüncü senesinde nasıl tepkilerle karşılaşıyorsunuz?
Anne Wiederhold: Şimdiye kadar gelen tepkiler genelde hep positif. Viyana´da gerçekten buna benzer başka bir şey yok. İnsanların sanat ve kültürle tanışabilmesi için çalışmak Viyana Belediyesi’nin de takdir ettiği bir olay. Olumsuz tepki ise; ilk günlerde bir pencere camı kırılmıştı. Halen daha bunu kimin yaptığını bilmiyoruz fakat çok nadir olumsuz eleştiri alıyoruz. Genelde „Nihayet böyle bir şey var" şeklinde şeyler duyuyoruz. Medyada çoğu zaman göçmenlerin buradaki topluma ayak uydurmadığını ve yerlilerin yabancılardan çekindiğini anlatan şeylerle karşılaşıyoruz. Brunnenpassage‘da biz bundan farklı şeyler yaşıyoruz. Mesela farklı kültürlerden gelen insanların birlikte çalışmasından dolayı duydukları mutluluğu görüyoruz.


BUM: Normalde sanat ve kültür alanına pek fazla ilgisi olmayan bayan göçmenlere ulaşabilmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Ivana Pilic: Yeni yöntemler gerekli, bizde aktif olarak bunları araştırıyoruz. Hergün yeni şeyler öğreniyoruz. Böyle bir yerin varlığı tek başına yetmiyor. Çok renkli bir ekibimiz var. Zaten başka türlü olmaz bu iş. Müslüman bir bayanın ekibimize katılması ile normalde gelmeyen kadınların ilgisini çekmeyi başardık ve onlarda yavaş yavaş gelmeye başladılar. Aslında bu, çoğunun seçmediği fakat çok kolay bir yöntem. Başka bir nokta ise yaptığımız sunumun dört dilde olması. Konuyla ilgili medya ile olan irtibatımızında payı var. Ayrıca bazen buradaki lokallere giderek insanlarla yüz yüze konuştuğumuz bile oluyor. Düzenlediğimiz etkinliklerin ücretsiz olması ve kayıt gerektirmemeside bunda büyük rol oynuyor.


BUM: 10. Viyana’da da buna benzer bir pasaj açmayı düşünüyor musunuz?
Anne: Tabii ki. Kültür politikası açısından benzer yerlere ihtiyacimiz var. 10., 11. ve 15´inci Viyana’da da bu tarz yerler olsa güzel olur. Ama bunun maliyetini kim karşılar. Maddi kaynakların belediyeden ve kamusal yerlerden gelmesi gerekir.


BUM: Dışarıya çıkarak insanlarla temas kurduğunuzu söylediniz. Peki insanlarda size gelerek bu projenin bir parçası olmak istediklerini söylüyorlar mı?
Anne: Bu hep oluyor. Bazen günde üç talep olduğu zamanlar bile var. Fakat düğün ve benzeri şeyler olunca kabul etmiyoruz. Bizim için önemli olan farklı yerlerden gelen göçmenlerin burada kaynaşması.


BUM: 2011´de Avusturya Uyum Ödülünü kazandınız. Bunun sizin için önemi nedir?
Ivana: Uyum hakkında konuşma gereği duymasaydık daha iyi olurdu. Keşke toplum bu alanda daha gelişmiş olsaydı. Ödül bizler için tabii ki çok önemli. Bu ödüle layık görülmemiz bizi hem çok sevindirdi hem de gururlandırdı. Çünkü bu bize medyada ne kadar iyi yansıma yaptığımızı gösterdi. Ödülle alakali en önemli nokta bu. Ayrıca aldığımız bu ödül doğru yolda ilerlediğimizinde bir göstergesi.


BUM:  İşinizde ÅŸimdiye kadar yaÅŸadığınız en güzel olay neydi?
Ivana Pilic: Bence insanları evlerinde görüntülediğimiz „Zwischen Nachbarn (Komşular Arası)“ adlı proje çok güzeldi. Bunun üzerine düzenlediğimiz sergide bir Türk çocuğu yanında getirdiği beş arkadaşına sergiyi gezdirerek çok gururlu bir şekilde resimlerini gösterdi. Normalde toplumda fazla yer bulamayan insanlara positif ilgi göstererek onları toplumla bağdaştırmak çok önemli. Bu çocuğun haklı gururu yaptığımız işin karşılığıdır.

Anne Wiederhold: İşimizin bir diÄŸer iyi tarafı, hemen hemen her hafta beni duygulandıran bir olayın olması. Bu projeye baÅŸladığımız ilk zamanlarda Afganistan´dan gelen bir mülteci vardı. KardeÅŸini kaybettiÄŸi için travma geçirmiÅŸti. Bana yeniden dans edebilmesinin onu tekrar huzur bulduÄŸu bir ortama getirdiÄŸini söyledi. Bu beni gerçekten çok duygulandırmıştı. 








Mit Freunden teilen:

Facebook Twitter Google Buzz



Bum Umfrage


Sebastian Kurz'u tanıyor musunuz?

Evet
Hayır
Az çok
Hiç duymadım


OKTO

Georg

Rado Sport

Brunnenpassage