Mustafa Yenici: “İslamofobi Viyana'da yoğun bir şekilde hissediliyor”

1

Mustafa Yenici, Dino'nun sorularını yanıtladı.

SPÖ Viyana Entegrasyon Dai­re­si’nde yıllardır çalışan ve görevini başarıyla sürdüren Mustafa Yenici, neden ve nasıl SPÖ’yü seçtiğinden partisinin içindeki yapısal sorunlara, geçtiğimiz yıllarda yaşanan ekonomik krizden Ekim ayında yapılacak yerel seçimlere kadar birçok konudaki sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Şenol Akkılıç’ın SPÖ’ye geçişini de değerlendiren Yenici, meslektaşını “emektar” olarak nitelendirdi.

Sence bugün bir Musta­fa’nın Avusturya politikasında başarılı olabilme şansı var mı? Yoksa böyle bir şey için daha uzun yıllar bekleyecek miyiz?

MUSTAFA YENİCİ: Tabii ki başarılı olabilir. Ama önümüzdeki 5 – 10 yıl içerisinde bir Mustafa’nın Eyalet Bakanı ya da Belediye Başkanı seçilmesine şait olacağımızı zannetmiyorum. Bugün “Avusturyalıların toleransı” konulu anketin sonuçlarına baktığınızda Avusturyalıların din dışında çok toleranslı olduğu kanısına varırsınız. Ancak ankete katılanların yüzde 70’i, ailesindeki herhangi bir bireyin din değiştirerek İslam’a geçmesini “feci” olarak değerlendiriyorsa; o zaman toplumun çok toleranslılığı ile övünmesinin hiç bir anlamı olmaz. Diğer bütün dinlere “evet” deyip; İslam’a gelince burun kıvırmak yanlış bir hareket. Bu anketin sonuçlarıyla övünmek yerine kendimize dersler çıkartmamız lazım. İslamofobi bu şehirde gerçekten yoğun bir şekilde hissediliyor.

Peki senin partinde bu durum nasıl işliyor?

MUSTAFA YENİCİ: Benim partimin anlayışına göre insanların nereli ve hangi dine mensup olduğunun hiç bir önemi yok. Ve biz bu görüşü parti içinde ve politik yaşamımızda da savunuyoruz. Herkesin kendi özel hayatı, kendi dini var. Ama temsilcilikler seviyesinde bu durum biraz farklı. Burada listeler yapısal ve hiyerarşik olarak hazırlandığı için farklı kökenli çok fazla insanla karşılaşmıyorusunuz. Ancak bu durumun dinle hiç bir alakası yok. Daha çok, partinin iç yapısındaki sorunlarla alakalı. Yani bugün partideki genç müslüman bir arkadaşımız, parti içinde yıllarca yer almış kişilerin önüne geçemiyor. Bu durumun bir jenerasyon sorunu olduğuna inanıyorum.

Viyana’da yaşayan insanların yüzde 49’u göçmen kökenli. Ancak parti listesine bakıldığı zaman aynı orantıyla karşılaşamıyoruz. Sence mevcut Eyalet Meclisi toplumu ne derecede temsil ediyor? Ayrıca bu konu hakkında hiç bir yaptırım uygulamayı düşünmüyor musun? Yoksa bu sorun da mı partinin iç yapısı ve hiyerarşi ile alakalı?

MUSTAFA YENİCİ: Evet, bütün problem yapısal ve hiyerarşik sorunlar. Şu anda Eyalet Meclisi’nde Spö’nün 6 göçmen kökenli milletvekili var. Bu da yaklaşık yüzde 12-13 oranında bir sayıya tekabül ediyor. Yüzde 49 ile karşılaştırıldığı zaman aradaki farkın çok fazla olduğu göze batıyor. Ancak bu bir hiç anlamına da gelmiyor. Bence hiç yoktan iyi, çünkü bu doğru yolda olduğumuzun bir göstergesi. Parti içerisinde vekillere değil de, çalışan hizmetlilere bakacak olursanız; burada büyük bir çeşitlilik görürsünüz. 2 yıl önce partide çalışan sadece iki tane göçmen kökenli genç arkadaşımız vardı. Ama bu sayı şu anda 10’a yükseldi. Bu kişilerin bir kısmı Bosna, Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri’nden geliyor.

Neden, niye ve ne zaman SPÖ’yü seçtin?

MUSTAFA YENİCİ: Öğrencilik dönemlerimde okul sözcüsüydüm ve SPÖ’nün öğrenci organizasyonu Aks (Aktion Kritischer Schülerinnen)’ye katıldım. O zamanlarda SPÖ’yü seçme sebebim ise; SPÖ’de diğer partilere oranla, sorunlarınızla gerçekten ilgilenen daha çok güvenilir insanların bulunmasıydı. Ama şu anda durum biraz daha farklı. Mesela Yeşiller düşünce tarzı bakımından kendilerini çok geliştirdiler ancak sosyal konut gibi bazı konularda şu anki SPÖ gibi bayağı eksik kaldılar.

Mercer’in yaptığı araştırmaya göre Viyana 6. kez dünyada “En yaşanabilir şehir” seçildi. Peki senin için yaşam kalitesi Mercer araştırmasından bağımsız olarak neyi ifade ediyor?

MUSTAFA YENİCİ: Yaşam kalitesi benim için; rahatça ödenebilen ve yaşam değeri yüksek bir alana sahip olmak, bir iş sahibi olmak, çocuklarım ve gençler için iyi seviyede eğitim alabilecekleri kurumların olması demek. Herhangi bir sağlık sorunu yaşadığımda hastane masraflarını düşünmemek. Yani kısacası bize normal gelen her şey yaşam kalitesi demek. Ayrıca şu anda çöp sistemi çok iyi ilerliyor. Şebeke suyunun kalitesi de gayet yüksek.

Geçtiğimiz yıllarda iyi gitmeyen neler vardı?

MUSTAFA YENİCİ: Harika bir proje olan Viyana modeli iyi gitmedi ama buna rağmen Avusturya modeli çok rağbet gördü. Diğer yandan dünya ekonomik kriz yaşadı. Bu tabii ki hem Avusturyalılara hem de Viyanalılara biraz da olsa yansıdı ama kriz bizi “teğet geçti” diyebiliriz. Bu söylediklerim kulağa biraz küstahça gelebilir ama gerçekten bu dönemi neredeyse sorunsuz bir şekilde atlattık. Bence geçtiğimiz dönemlerde en çok eğitim alanında eksiklikler vardı. Bu alanda yapılan reformlar yetersiz kaldı.

2015 seçimlerinin odak noktasında toplu sosyal konut projeleri var. Viyana Belediyesi de şu anda birçok yeni sosyal konut inşaatına başladı. Peki bu konutlar 20-30 yıl sonraki talepleri de karşılayacak mı?

MUSTAFA YENİCİ: Viyana Belediyesi toplu konutların yanında uygun fiyatlı sosyal konut projelerine de start verdi. Bu konuda yapılan çalışmaların en hararetlisi 9 eyalet arasından Viyana’da yapılıyor. Ayrıca her yıl binlerce yeni konutlar inşa ediliyor. Burada asıl problem; Viyana’nın hem Avrupa Birliği ülkelerinden hem de Avusturya içerisinden göç alması ve bunun sonucunda çok hızlı büyüyen bir şehir olması. Ama biz şu anda konutlar için yükselen talebi ve buraya taşınan insanların ev ihtiyacını nasıl karşılarız? Bu sorunun cevabını arıyoruz.

Son olarak Şenol Akkı­lıç’ın Yeşiller’den ayrılıp senin partine katılmasını nasıl karşılıyorsu­n?

MUSTAFA YENİCİ: Şenol’u eskiden beridir tanırım ve o tam bir emektar. Geçmişte hangi partilerde aktif olarak rol aldığı hiç önemli değil. Gençlik kollarında çalıştığımız zamanlarda da ben onu bir sosyal demokrat olarak görüyordum.

Röportaj: Dino Sose
Fotoğraf: İgor Ripak

Podijeli:

O autoru

1 komentar

Ostavi komentar


6 + 2 =