“FPÖ’ye oy verenler pişman olacaklar”

0

Sosyal Hizmetler, Sağlık ve Kadınlardan Sorumlu Viyana Eyalet Bakanı Sandra Frauenberger, sorularımızı yanıtladı.

Geçen seneden beri Viyana Eyaleti’nin Sağlık, Sosyal Hizmetler ve Kadınlardan Sorumlu Eyalet Bakanı sizsiniz. Şu sıralar hangi zorluklarla karşı karşıya olduğunuzu düşünüyorsunuz?

FRAUEN­BERGER: Bugünlerde yeni hükümetin gelişiyle birlikte tehdit altında olan sosyal ağın güvenceye alınması için ve sosyal imkanların kısıtlanmasının önüne geçnek için savaşıyorum.

Aralık sonundan beri yeni bir hükümetimiz var. Bu sizin için tam olarak ne anlama geliyor?

FRAUEN­BERGER: Yeni hükümet, yeni yönetim programı ile birlikte benim işimle ilgili her alanda değişiklikleri de beraberinde getiriyor. Bu değişiklikler “İlk günden itibaren entegrasyon’’ sloganıyla büyük emek verdiğimiz mültecilerle ilgili çalışmalardan başlayarak, toplu mülteci konutları tartışmasına ve bakım ödeneği ile işsizlik yardımına kadar her şeyi kapsıyor. Kadın politikası alanındaki problem şu ki, çok tutucu bir kadın imajı yansıtılıyor. Kadının kendi bedeniyle ilgili vereceği kararlar söz konusu olduğunda mesela. Bu konuda, hükümet programından dolayı aktif olunması gereken çok alan var. Toplumsal barışın devam etmesini sağlamak için bu hükümet programına karşı savaşmalıyız. Çünkü bu aynı zamanda, bir şehirde birlikte yaşamayı başarabilmenin garantisidir.

Belediye Başkanı Häupl, anayasal yaptırımlardan bahsederek yeni hükümeti gerekli hukuksal adımları atmakla tehdit ediyor. Bu konu ile ilgili ne gibi gelişmeler oldu?

FRAUEN­BERGER: Şu ana kadar hala net bir şekilde hangi planların gerçekleştirilmeye çalışıldığını bilmiyoruz. Hükümet programı aracılığıyla yapılan duyuruları biliyoruz yalnızca. İçinde özellikle asgari gelir konusunun da bulunduğu bu sosyal ağı çözmek istiyorlar. Aynı zamanda, sığınma hakkına sahip kişiler ile Avusturya vatandaşı olan kişiler arasında ciddi anlamda yapılmaya çalışılan bir ayrımcılık var. Burada gerçekten bir eşitsizlik görüyoruz. Ve Belediye Başkanımız, gereken tüm hukuki işlemlerle bu eşitsizliğe karşı harekete geçeceğimizi söyledi.

Söz konusu yaptırımların uygulandığını varsayarsak; Viyanalılar Büyükşehir Belediyesi‘nin yönetimi sayesinde, diğer eyaletlerde yaşayan insanlardan daha fazla koruma altında mı olacaklar?

FRAUENBERGER: Viyana’nın asgari ücret yasasına tamamen bilinçli olarak bizim tarafımızdan karar verildi. Ve tabii ki bu anlamda dışlama yolunu değil, entegrasyon yolunu seçiyoruz. Bu yöntemle birlikte, mümkün olduğu kadar çok sayıda kişiyi asgari ücret ile destekleyerek iş hayatına atılmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü bizim bakış açımıza göre hala en doğru konsept bu. Kısıtlamaları değil, entegrasyonu destekliyoruz. Asgari ücret ödeneğinin yürürlükten kaldırılması ile nereye varabiliriz? Benim düşünceme göre bu kısıtlama, evsizliğin artmasına ve suç işleme oranının yükselmesine yol açacak. Bu da, toplumsal güvenliğin tehlikeye gireceği anlamına geliyor.

Belediye adına tasarruf imkanları hangi alanlarda bulunuyor?

FRAUENBERGER: Buna Bu şehirde bizim net bir hedefimiz var: “İlk günden itibaren entegrasyon!’’ Ve şunu da biliyoruz ki, büyük kurumlar aracılığıyla barınma sağlanan kişilere kıyasla özel barındırılan insanların entegre olması daha sorunsuz gerçekleşiyor. “CORE – Raum für Integration” (Entegrasyona yer verme) projemiz ile mültecilerin evlerde kalabilmelerine yardımcı olmak ve bu anlamda daha fazla imkan sunmak için Avrupa Birliği çapında bakış açımızı destekleyen bir ödül kazandık. Bu arada insanların kurumlar aracılığıyla büyük tesislere yerleştirilmeleri ile prosedürlerin hızlandırılacağı söyleniyor. Fakat entegrasyon yönüne gidecek olursak, bu çok yanlış bir yol. Şehrin dış mahallelerindeki bu toplu sığınma alanları insanların izole olmasına ve perspektiflerinin azalmasına neden oluyor. Bugüne kadar iltica edenlerin yüzde 80%’ini Viyana’da özel yerlerde barınabilmesini başardık, bununla gurur duyuyoruz. Bu yüzden de bu yaptırımlara karşı kararlılıkla savaşacağız.

Peki bu durumda göçmen kadınlar iki kat ayrımcılığa mı uğruyor?

FRAUENBERGER: Evet. Uzun bir süre entegrasyondan sorumluydum ve bu süreçte çalışmalarımı çoklu ayrımcılık konusuna yönelttim. Kadınlar ile ilgili yaptığım siyaseti de bu örneğe göre düzenliyorum. Bir kadın değil, çeşitli kadınlar var. Her birinin ayrı ve kendine göre bir hikayesi var, eğitimden yaş grubuna, cinsel yönelime kadar farklılıklar bulunuyor. Özellikle göçmen kökenli kadınları sıkça hedef alan bu çoklu ayrımcılığa karşı gelebilmek adına, çeşitli kurslarla kadın kolejinde eğitim veriyor veya kadınlara yönelik dil kursları düzenliyoruz. Sığınma hakkı bulunan veya mülteci kadınları iş piyasasına hazırlama adına AMS ile birlikte yaptığımız çalışmalar yüzünden adeta “dövüldük”. Ancak, bunun doğru yol olduğuna inanıyorum.

Kadınlardan Sorumlu Eyalet Bakanı olarak, SPÖ’nün belediye başkanlığına kadın aday göstermemesini nasıl buluyorsunuz?

FRAUENBERGER: Ben partimizin kadın bir belediye başkanına çoktan hazır olduğuna inanıyorum ama esas konu bu değil. Gerekli şartların mevcut olmamasıyla veya partide yeteri kadar kadın olmamasıyla da ilgili değil. Sonuç olarak adaylığını koyup koymamak her zaman kişisel bir karara bağlıdır.

Fakat tıpkı sizin gibi aday olmak istemeyen kadınlar da var, değil mi?

FRAUENBERGER: Belediye başkanı olmayı isteyip istemediğim sorusunu kendime sordum ve cevabım hayır oldu. Son tahlilde bu tamamen kişisel bir karar ve ben aday olmamayı seçtim. Fakat yine de hükümette kadınların siyasette kendilerini bulabildiklerine ve mecliste çok iyi iş çıkardıklarına inanıyorum.

Sosyal Demokrat Parti Viyana Teşkilatı’nın 2020 seçimlerinde başarılı olabilmesi için önümüzdeki süreçte neleri başarmış olması gerekir?

FRAUENBERGER:­ Sanıyorum ki, bu şehirde belirgin bir oy fazlalığı elde etme şansımız gayet yüksek, hatta ezici üstünlük sağlamak bile imkanlar dahilinde. Geçtiğimiz seçimde oyunu FPÖ’ye veren çok sayıda vatandaşımız büyük hayal kırıklığına uğrayacak. Kısıtlamaların büyük bir çoğunluğundan bu seçmenler de nasiplerini alacaklar. Ve 2020 yılına kadar, ihtiyaçları doğrultusunda daha iyi politikayı kimin yapabileceğine karar vermek için düşünebilirler. Liste Pilz ve Yeşiller‘in de sayesinde bu şehirdeki sosyal partinin biz olduğunu gösterdik. Belediye başkanlığı ile ilgili kararlarda da en önemli olan, kimin geleceğe yönelik en iyi fikirler ve konseptlere sahip olduğu. Ben bu tür fikirlerle çoğu seçmenin partiye kazandırılabildiğine inanıyorum. Çünkü her zaman aynı partiye oy veren “parti müdavimleri” dediğimiz kişiler artık yok. Bizim duruşumuz modern, açık görüşlü ve global bir şehir olma doğrultusunda. Tüm gereklilikleri ile insan hakları, kadın hakları ve sosyal barış konularındaki tutumumuzdan asla ödün vermeyeceğiz. İnsanlara umut vermeyi başarabildiğimiz takdirde, 2020 yılındaki seçimleri kazanacağımızı düşünüyorum.

Podijeli:

O autoru

Ostavi komentar


7 − = 5